Farketmeden azar azar

Geçtiğimiz iki senede, bayağı ön planda, sevgi ve arkadaşlık üzerine onlarca ve de art arda sıkıntı yaşadım, yaşıyorum. Sağından eşele, solundan tut, ortasına bak, bir arap saçından başka bir arap saçına çevirdim tümünü. İşlem bozumluklarını onarmaya çalışırken herbiri döküldü parçalandı. Normal. İlişkiler tek kişilik değil. Tek başınıza, hele tek taraflı istekliyseniz bir yere ilerlemiyor.

Karşındakine bakmayı bilmek herkese has bir özellik değil. Utanmadan karşınıza geçip, ben özeniyorum, paylaşmak isterim ya da dinliyorum diyenler çıkıyor. Nitekim iş yükü, kendi olduklarını kaldırmaya gelince tüyüveriyorlar. Eyvallah, yolları açık olsun. Utanmadan ve sıkılmadan siler atarım. Fevri mi duruyor? Oysa hiç de değil. Çünkü senelerce saçmalıkları çekerek, aptallıklara susarak, göz yumarak ve idare ederek hasar aldım. Bundan böyle hayatımın merkezinde ben olarak, bana zararlı kim ve ne varsa bırakacağım.

Ben nasıl, bencilliklerinde gönüllerinden uzaksam, onlar da bana uzak artık. Oturup anlatasım, izah edesim de yok… Dilerlerse, hâl sahibi olmayı becerip, bir zahmet adım atsınlar. Başkalarının gidemedikleri yolları, onlara kat ettirmeye çalışmaktan bıktım usandım ve “sessizce” bırakıyorum. Einstein’ın dediği gibi: “Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir”. Kendinizi değiştirmeden nah orta yolu bulursun. Dizgilerken harikasın: şöylesin, böylesin… E peki, sen bende kimsin? Kişilere kendilerini gösterecek “ayna” diler oldum…

İnsan müsveddeleri ile anlaşamamak ve anlaşılmazlıları camdan attığımda, hanemdeki diğer canlılar ve ilişkilerimi gördüm. Bu sefer de benim kalbim kırıldı. Aklı sevgiye takık, pamuk kalpli kedim sokakta berbat bir kaza atlattı. Kendisine sıfatlar yapıştırmayacağım biri, arabası ile, ev arkadaşımın kafasının üstünden geçti.

Bu cümle, arkadaşım dediğim insanların, duygu boşlukları ve düşüncesizlikleri arasına sıkıştı. Aman keyifleri yerinde benden uzak dursunlar, onlar hayatı yaşarken, ben de dünyalar güzelimle cümleye sıkıştım. İki haftadır yaşam mücadelesi vermesini izliyorum. Suratına baktıkça, parçalanıyorum. Her ne pahasına keyiflenirse, içime huzur serpiliyor. Beraber uyumaya çalışıyoruz… Keşke eriyip gitmeden kendine gelse.

Eş zamanda, bir öbür ev arkadaşım, benim yeni geçtiğim yola girdi. “Depresyon”. Bir de oradan yak…

Mutsuz bir ev burası. Üstelik ağır hasarlı. Başına gelmeyenlerin anlayamadığı, kalpsizlerin bilmediği, düşüncesizlerin unuttuğu… Her yeni ve sonu gelmeyen sıkıntı ile hiç kimseye bağımın olmadığı, ihtiyacımın olmadığını çünkü zaten KARŞILAYAMAYACAKLARININ kanıtlandığı.

Unutulandan, unutulmuşlara, sıra sıra ve ardarda… Elveda!

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s