Persona non grata

Benim yaşamayı öğrendiğim ev sistemi, saklamak üzerine kuruludur. Zamanın içinden geçen, geçerken belgelenen ya da cisimlenen şeyler mumyalanır. Bugün bir müsvedde kağıda ihtiyacım olduğunda, evin müsvedde kağıtlar yığınından seçeceğim 3 cm kalınlıklı birimi alıp incelediğimde karşıma, beni düşündüren ve de şaşırtan iki öğe çıktı.

Bunlardan bir tanesi, yaklaşık 20 sayfalık, 1993 tarihli, ispirto ile fotokopilenmiş sınav kağıtları idi. Karşılaştığım anda, ani bir zaman yolculuğu ile mutlu oldum. Soruların tümünü çözemedim. Keza 1993 yılında da çözememişim… İkinci şaşkınlık ise yılı verilmemiş ama saatleri dakikası ile belli, bir çevirimiçi yazışmamı gördüğümde oldu.

Başı sonu olmadan, arası takip edilebilen kağıtlarda Uncanny Valley 19:40’ta Adalet’e şunu yazmış: http://jackdelisi.blogspot.com/… 15 Nisan Bir web sayfası uzantısının atıflandığı bu satır beni nasıl etkiledi ondan bahsetmek istiyorum: Bahsi geçen web sayfası, benim ilk çevirimiçi tutmaya başladığım güncenin adresi. Yanılmıyorsam yazmasına da 200x yılında başlamıştım. Sohbet yazışmasının tarihi 2008 olmalı. Uncanny Valley rumuzu olan benim. Adalet rumuzlu olansa, bir dönemde nişanlım olmuş bir adam (Bana o kadar düşkündü ki, kendine ben demeyi tercih etmiş). Yani blog ondan çok daha eski. Anı ölçümlerimde 2006 yılı öncesine kadar götürebiliyorum ama asıl tarih bilgim dışında.

Bloğun adı ise “Karalama” idi. Zaman zaman hiç yazmaz, arada bir, içine saçmalardım. Burada tuttuğumdan daha karamsar ve de kopuktu (en azından benim kafamdaki hâli ile). Pek ciddiye alanı da olmazdı. Ancak bir tarihten sonra düzenli ama sık takip eden bir adet okuyucum oldu. Bahsi geçen şahsiyet o dönemde benim için çok özel bir insandı. Sonra zaman ve durumlar öyle bir allak bullak oldu ki geri dönüşsüz şekilde uzaklaştık.

Sonrasında büyük bir karar almak zorunda kaldım. Amacım o kişinin asla ve de asla, herhangi bir yolla hayatımla ilgili, herhangi bir hanede bulunmamasını sağlamaktı. Dolayısıyla benim tutacağım bir çevirimiçi günce, benden dışarı uzandığı, dışarda olan ona uzandığı için tehlikeli bir kapı idi. Hayatım, ben, sevdiklerim, üzüldüklerim, bildiklerim, olduğum, geleceğim, geçmişim, hiçbir yerimi bilmesin istedim. Ben artık onu ilgilendirmiyorsam, o da artık beni ilgilendirmiyordu. Benim için onun “yaşıyor” olmasının haberi bile duymaya değmeyen, akıldan geçmemesi gereken bir gerçeğe döndü. Ben de tuttuğum günceleri kapattım. Geri dönüşü olmayan bir şekilde tüm yazılarımı, tüm zamanları ve de mekânları sildim. Hanemden bütünüyle silinsin diye…

Bekledim (Unutulmak için). Yeni kullanıcı adları ve de yeni bir adres ile, burada yazmaya başladım… Ondan kurtulmayı başarmış olmalıydım. Görünen hâli ile olamamışım.

“Neden?” (Bana değil, sana). Neden olamadığımı sorgulamıyorum. Neden, günceme ziyaret yaptığını soruyorum: (Gereksiz bir) Merak? (Sanrılı bir) Özlem? (Yanlış yerde aranan) Kefaret? Düşüncesizlik? Cehalet? Bir yazılımın art arda hatası? Üçüncül kişiler? Sanat arayışı? Bla bla?…

Aslen bu durum, karşı taraftan gelen bir ihmal, “modern kıyafetli bir tacizdir”. Ben ikinci defa kolumu kesmeyeceğim. Fakat burası benim kurallarım ile sınırlı bir bölge. Dolayısıyla, buraya kabul etmediğim ama zorla gelen kişiyi başlık ilan ediyorum. Daha azı ya da fazlası bana yakışmayacaktır.

İki müsvedde haberlerinin sonuna geldik: Biri kullanılmış kağıt, öbürünü tanımam…

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s