Simt

En iyi tanıdığım şehrin en bildik semtinde, sürekli kayboluyorum. Farklı yollardan dönüp dolaşsam da kendimi hep aynı meydanda buluyorum, gideceğim yere varamıyorum.

Okuması ne de saçma değil mi?

Gelenler gidiyor, zaman geçiyor, bir kısır döngü ardarda kendini tekrarlıyor. Görünmez olmak yetmezmiş gibi, varlığım yokluğumu değiştirmiyor.

Önce yeni bir yabancı geliyor. Kuşkulansam da “ona” kanıp evet diyorum. Eh, bana giydirdiği kostüm kafasındakine yakışmayınca O “bana” aldırmadan dönüp gidiyor.

Her gidenin ardından içimdeki dipsiz kuyuda düşüyorum. Kendimi, artan umutsuzluk miktarımla, en az bir önceki noktaya tırmanmaya çalışırken buluyorum.

Kolum bacağım ağrıdı, isyandayım.

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s