Tereciye tere satmak

Uzun bir süre, beni bana soran olmadı. Kendim konuşmamaya ya da kendimi konuşmamaya alıştım. Sonrasında, beklenmedik bir anda, bir yabancı bana beni sordu. Cevap vermeyi unutmuş olmanın dışında çok ciddi bir isteksizliğim vardı. Dar bir aralıkta, kendimi cevap vermeye hazırlanmış buldum. Kelimelerimle hazırlandım, kendimi masanın üstüne çıkardım. Üstelik a’dan z’ye, iyiler ve felaketlerle…

Bekledim.

Ne oldu biliyor musun? Hiçbir şey. Hazırlandım bekliyorum ama hiçbir soru gelmiyor. Sorularımın cevapları ise öksüz ortalıkta kalıyor. Her sohbette, masanın üstündeki harflerimi süpürüyorum. Bana sorulmuş olan sorulara verdiğin doğru ve tartılmış cevaplar, uydurabileceğim boş yanıtlardan değer olarak farksızlar (O’nun algıladığı dünyada…).

Tamam bunda da sorun yok. Bence dinlemiş olsa da açıklamalarımı anlayamayacak. E tamam da, ben alamayacağım yol için, ne kadar süre sokaklarda gezebilirim?

Cevap vermeye, O’na cevap verme ve duyması gerçeğine ne kadar kanarım? Sence de bu soru sonrasında, “olay” sönmedi mi?

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s