Tekno Politik

Bir başka rencide oluş sonrasında aklımdan sahip olduğum ilk telefonu çıkaramıyorum. Yeşil ekranlı, “SMS” özelliği olan, çağın ilerisindeki dev mucize. Nokia idi elbette. 16 yaşı doğum günümde babamdan hediye gelmişti. Komik ama en yakın arkadaşlarımdan kimseyi arayamazdım. Benim dışımda telefonu olan bir avuç insan vardı ki hiçbiri de en yakınım değildi. Zaten öyle yıllar ki, hâlâ uzun kordonlu ev telefonuyla konuşurken anneler “Kapat artık” derlerdi. O telefonların yakınlarında bir sanat devrimi niteliğinde, çok ressamlı bir alfabetik defter olurdu ki, içinde telefon numarası okuyabilene aşkolsun.


Mesela ilk cep telefonunu konuşmak için kullandığımdan emin değilim… Ama hayatımdaki en yüksek faturayı, o dönemde getirdiğimi adım gibi biliyorum. Ve evet, ben ödemedim. Ve evet, ondan hatırlıyorum.

SMS’in televizyon reklamı da gözümün önünde. Sağır bir kızımız, erkek arkadaşıyla mesajlaşıyor. Dünya SMS ile değişiyor! Yalnız bahsini ettiğim öyle bir dönemki, tamam telefonu olan birini buldunuz, bu ona sms atabildiğiniz anlamına bile gelmiyor. SMS alamayan telefonlar hâlâ piyasada… Hey gidi hey. Sınırlı karakter sayısı ile, uzun yazıları çoklu mesaj olarak göndermekten bile aciz. Kimsenin anımsamadığı, sınırlamada Twitter’ın atası…

Bakın mesela, nedense o zamanlarda gelmeyen cevaplara ya da aranmıyor olmaya rencide olduğumu hiç hatırlamıyorum. Çünkü yoktu öyle birşey. “Milenials” dedikleri o korkunç jenerasyonun başlarından da olsa dahili olarak, aynı kümeyi paylaştıklarıma anlam veremiyorum. Vermeye de niyetim yok. Hep söylediğim gibi, modem ile internete bağlanmak için 45 dakika harcamayanlar, teknolojiyi pek anlayamazlar. Teknolojiyi anlamak sıkılmak ve de sabır ile alâkalı bir konu.

Bugün, her yerden tanıdığım herkes “asistanımda” kayıtlı, onlarca farklı mesajlaşma yazılımı içinde yüklü… Nitekim kısa bir “Selam”a tek bir noktalama işareti ile cevap bile alamıyorum. Okuyup kenara koyuyorlar. Okuldan çıkarken arkadaşa “Akşam 5 sularında ararım” dendiği dönemlerde daha hızlı sonuç alıyorduk. Kesin oluyordu. Pek de güzeldi.

Hey gidi hey…

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s