07 Mayıs 2012

” Gerçekten önemli olan anların, hangi zamanlara denk geldiklerini bilmek son derece zor. Hesabını tutmaz iseniz, tarihleri elden kaçıyor. Dün mesela, tüm günü babaannemden haber bekleyerek geçirdim. Kalbim onda, günümü olabildiğince ortalama geçirmeye çalıştım. Bilemediğim bir saatte, olması gerekenden çok heyecanlanıp, içimin sıkıldığını biliyorum. Saatini, bir kenara yazmadım, satamayacağım…

Yapmak istediklerimle, olmasını dilediklerim arasında bir yerde aklımda bir cümle oluştu. Kendimden çekindim. Beliren cümle: “Bugün arabamı yıkadım ve babaannem öldü.” oldu. Olmasından korktuğum için arabayı yıkamadım.

Her zaman durum, olduğundan daha kötü olamaz gibi. Ancak durumlar her zaman olduklarından daha kötüye gidebilirler: Tıpkı dün, ya da yarın gibi…

An itibari ile tüm aile oturduk, izleyerek bekliyoruz. Korkuyoruz ama izlemeye devam ediyoruz. İçimden “Şarlatanlık” diye haykırmak geliyor ama birimiz diğerimizden farklı değiliz. Herbirimiz istemediğimizi kabul etmeyi bekliyoruz. Elbette biz kendi içerlemeli iç çekişlerimizde, derdin asıl sahibi hastane yatağında, olanların belki farkında, dakikalar birbiri ardı tıklıyor.

Babaanneme şunu söyleyebilmek isterim: “Seni seviyoruz bir tanem”, “Daha önce söyledim mi bilmiyorum ama seni seviyorum babaannem!”. Keşke duyurabilsem kendimi sana… Keşke sen de bana cevap versen: “Onu biliyorum da kırlantların kurdele nakışı bitti mi?” diye… ”

Bu yazı gerçek bir güncedir.

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s