Kamu

Dertli bir insandı.
Sahip olduğu en büyük dert ise:
Kendi olmaktı.
Ona nazaran çok arkadaşı olmuştu da…
Tesadüfen, O gün tümü,
Bizimkinden uzaktı.

Bazen evden çıkmak,
Varlığını terketmek isterdi.
Dışarıya çıkmadan kendini unutmak için,
Gidebileceği tek yer ise:
Nişantaşı’da Kamu adlı bir yerdi…

Kimsesizin para ile,
Gerçek tebessümler satın alabileceği;
Her tekrar gidişte,
Anımsandığı;
En güzeliyse, gerçekten de,
Oda kadar bir mekânda karşılanıyor olmaktı.

O günse, şans o ki,
Kim olduğunu hatırlamak için,
İsmini sayıklarken;
Damarlarındaki asil kan alkole yenikken,
Gencay sordu: “Neden?” diye.

Bizimki utancından,
Bardağı elinde çevirdi ve
“Bilmiyorum” dedi.
Danışmak için birine ihtiyaç duyuldu,
Seslenildi…
Üzerine, Arda geldi.

“Bu sinek çok centilmen,
O kadar ki, iğrenir diğerlerinden”
Dedi ve sakalını çekti.
Aydınlanan Karakter:
“Ben, kimseyi hayatımda sevmedim, ondan” diyebildi.

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s