İlk Erk Ark

Onlu yaşların sonları ama en sonları da değil. Kendi gözümde acayip büyümüşüm. Herhalde hayatımda kendimi hissettiğim en büyük yaştayım: Sağdan soldan toplama kendi fikirlerim var ve artık devlet de beni birey olarak tanımış çünkü oy kullanmışım. Oysa oyumun ne temsil ettiğinden, bin haberdarım. Daha beynimin oluşumunu tamamlamasına yedi yıl var nitekim kendimi o kadar önemli zannediyorum ki, tarifi yok. Yepyeni bedenim istediğim her yere hâlâ koşabiliyor. Çok havalıyım.

Büyümüşüm ya, kolumda da sevgilim var… Hakiki duygulara sahibiz. Tam o dönemlerde, sadece o dönemlerde herkes herkesle ilişki istiyor: En çok arzulanan şey sevgili olmak. Ne bilelim o yaşın ikiyle katlanması sonrasında herkesin birbiriyle ilişiksiz olmak isteyeceğini ya da sorumluluktan kaçacağını? Boyunda madalya gibi, sevdiğimizi taşıyor ve herkesle tanıştırıyoruz. O ben dediğimiz büyüleyici sandığımız kişiyi de bir çırpıda, sahip etmişiz, kölesi olmaktan bir memnunuz, bir memnunuz ki durumdan çok memnunuz…

Aşkım bunu sevmez, her gün göreyim, yapışıkmış gibi hep her yere gidelim… O anda bagaj sayımız sıfır. Yaşam sonsuz. Güzelliğimiz dorukta, daha güzel olabileceğiz sansak da sadece giderek azalacağız ama ne mutlu ki daha bilmiyoruz.

Tutuştuk el ele, eller terletse de, rahatsız etse de bırakamadan gittik parka. Bir bankta oturduk, birbirimize hava atacağız. Havamız da tutkumuz… Velhasıl şu an hiç hatırlamadığım bir konuda tartışmışız: Duruş sergileyeceğim ya, elini tutsam da kaşım çatık. Keza karşımdaki kalp pırıl pırıl, kızgınlığıma üzülüp, çekinmeden soruyor (Çünkü bir de onlu yaşların sonunda, onların başındaki kadar cesur ve safız) “Neyin var bir tanem?”.

Dramatize olsun diye biraz sessiz durayım diyorum. Sonrasında gelecek şikayette olsa olsa, telefon cevapsızıma iki saat geç döndün gibi aptalca bir şey olacak. O zamanlar, araşmak bugün gibi bile değil! Sustuğumda endişelendiğini fark ediyorum. Nedense bu durum hoşuma gidiyor. İçimden “biraz daha sussam, bu kavgayı koparırım” gibi bir düşünce geçiyor… İki dakika bekliyorum. Yapraklar sallanıyor, bir kuş alçaktan geçiyor, bir adamsa yürüyerek tüm parkı bond çantası ile koşuyor…

“Ne olur bahset bana, sorun ne? Korkuyorum” diyor. İçimden düşünüyorum: “Şu an güç bende”. Aç ağzını yum gözünü söyle ve hak kazan desemde ağzımdan ses çıkmıyor.

Nitekim garip bir şey oluyor: Fark ediyorum ki iki güzel cümle, hoş bir park ve oturduğumuz bank huzur içinde. Kızgın olduğum şeyi bırakmışım. Geçmiş acım. Belki biraz mutluyum bile…

“Gizem?” diyor endişeyle. Yüzüne bakıyorum. Ama hâla susuyorum? “Konuşsana” diyorum kendime, içimden. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bir de merak etmeye başlıyorum bu sohbetsizliğin nereye gideceğini…

Dedim işte gencim, belli ki tatlı mı tatlı bir sevdiğim var ama dünyalar ayaklarımın altında, sınırım yok, o güne kadar sadece kazanmışım ve kaybetmeyi daha bilmiyorum. Yanımdaki oğlanı kaybedebileceğim, beni terk edebileceği bilgi hazinemde değil. Bozuk para gibi harcamaya, bilinçsizce hazırım. O nedenle de o sordukça, susmaya devam ediyorum.

Bir noktada ben sustukça o konuşmaya başlıyor, konuşmadıklarımı tahmin etmeyi deniyor… Hâttâ yolunu çok kaybedip, garip yerlere bile takılıyor. Dinliyorum. Konuşmamaya devam ediyorum. Bilmeden, sustukça, ilk defa, yanımdakini yanıbaşımda terk ediyorum…

Hayatımda ilk ve tek sefer, tam dört saat boyunca bir sohbette sustum. İkinci saatte gitmeyi denediğini biliyorum. Nitekim kalbi o kadar açılmıştı ki sadece yanımda durmak istediğinden iki saat daha kaldığını hatırlıyorum. En son “Vapura yetişmem gerek” diyerek sırt çantasını koluna takıp banktan kalkışı ve gidişi üzerine, benim de olay mahalini geride bırakmam hâlâ aklımda.

En sonda, parkın önünden eve gitmek için dolmuşa bindim, mesela… “Bir kişi uzatır mısınız?” da buluşmamızdan sonraki ilk cümlem oldu.

Aferim bana.

Gülümseten küfür.

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s