Özdeğer’in Son Sözü

Şans ya, çevremdeki kadınların çoğu eş zamanlı ilişki sorunları yaşamaya ve benle paylaşmaya başladı. Hikâyelerindeki erkeklerin taraflarını dinlemediğimden, durumun onlara has kısmını bilmiyorum. Nitekim kadın kısmından duyduklarımın tümü, bu sefer de garip ya, tek bir ana başlıkta toplandı… Durumu dikkat çekici bulduğumdan bileğimi zorlamaya karar verdim ve palas pandıras döküyorum.

Dinlemiş olduğum anlatımların ana konusu (gizemi çözelim): Kadınların kendilerine yeterli öz değeri veremiyor oluşları ve de “ya tutarsa” yaklaşımları… Yaşam merkezine ikincil kişiyi almaya daha yatkın olan kadın, belki hormonal belki de toplumsal olarak, bir şekilde hizmet etmek için var olduğu algısında (Bu arada ikincil kişi diye nitelendirdiğim “diğeri”: Sevgili, eş ve ya çocuk/çocuklar). Şahsım bir fırın daha ekmek tüketmeden bu güdüyü açıklayamaz olduğundan, konunun çiğnenmesini bilgisi ve yetisi olanlara bırakarak devam ediyorum:

Her biri “Ben ne isterim, beni ne mutlu eder?” gibi sahip olunması gereken basit öz soruları yersiz ve bence asılsız olarak “O bunu ister, bunu beğenir, böyle yapmalıyım” şekline dönüştürmüş. Bu döneklik ise o kadar temelden bir değişim olmuş ki, duruma kör bu duruş, belli bir yaş üstü kesim için adeta beklenen davranış. Bireysel olarak kendine yetemeyen bir şahsın, ikincisine nasıl bir hayrı olabileceği benim için bir soru işareti olsa da bilinen ve tekrarlanan seçim “O” yönünde (ki “seçilenin” bu yönde olduğu yalanını tercih ederek, bu yazıdaki içeriğime ihanet ediyorum). Daha da kötüsü, O denenin olduğundan fazla olamadıklarına/olamayacaklarına dönmüş olması…

Garip ki hayat deneyimleri “her başkası yerine düşünüldüğünde” işlerin sakata döndüğünü tekrarlı haber etse de; sizin yerinize üretilmiş fikirlerin neredeyse tümü aklınızdan geçenler ile alâkasız olsa da, kendimize yapılmasını istemediğimizi çevremize yapmayı sevdiğimizden (?!), “başkası yerine düşünerek” yaşamaya devam ediyoruz. Mikro yönetimlere bir ayrı bayılıyoruz… Bir bakmışsınız ki siz O’nu, O başkasını, “belki” bir başkası sizi düşünmekte… Hakkaten kişi kendini düşünmüyorsa, onu düşünen kim olur?

Şahsen, kendi düşündüklerini bana ait sananlara: Yani ağzıma zorla laf sokanlara her daim gıcık oluyorum. Ellerin sanrılarını, karmalarıymış gibi temizlemek ile uğraşmayı da yaş sağ olsun, artık üstüme vazife etmediğimden kendilerini, sessizce sağ taraftaki yer çizgileri takip ederek mekânımı terk etmeye davet ediyorum.

Kabul edelim tersinmeyen empatiler, antipatik kalıyor. Çünkü iletişim anlamsızlaştığında kopuyor. Yaşananlar kurguya dönerken, olduklarından farklılaşıyor. E, o zaman da uydurma başka bir olaya dönüyor: Sanrıya daha çok benziyor.

Hiçbir iki birey birbirine denk olamayacağına göre; her şeyin sadece algıladığımız kadar olduğuna da hem fikir olduğumuza göre; asla bir diğeri için düşünmemeyi seçelim mi?

Ben Onu tanıyorum, O bunu söyledi ama aslında şunu demek istedi, “Ağzından bu cümle çıkmış olsa da kalbinde olan başkaydı, bilirim ben, “Böyle davranmış olsa da zamanın da başka söylemişti, ondan dolayı eminim, “Ben bundan hoşlanmasam da o sevdiği için seviyorum” gibi palavraları da geride bırakalım mı??

Sadece “Bana bunu dedi“, “Ne hissettiğiMi biliyorum“, “Bana nasıl davranıldığı önemli” ve “Ben bunu severim” olsun mu durumlar?

Şöyle olsun hâttâ:

Herkesin istediklerini ve düşündüklerini oldukları gibi izah ettikleri (dolaylı yöntemler kullanmadıkları), yine herkesin kendi anlatımlarından sorumlu olduğu ve de anlamadığımız yerleri tahmin etmektense sorarak öğrendiğimiz ilişkilerimiz olsun.

Şunları da hatırlayalım:

Bazı kişilerin sütten çıkmış ak kaşık olmadıklarından kaynaklı yalan söyleyebileceklerini ve yalancıların “tutarsızlıklarla” anlaşıldıklarını. Bir de Andrew Carnegie’nin güzel bir sözü vardı hani: “As I grow older, I pay less attention to what men say. I just watch what they do.” (Yaşlanınca, insanların söylediklerine daha az dikkat eder, sadece nasıl davrandıklarını izler oldum)…

Şimdi de bir seferlik ben kadınlara özdeğer olup son sorumu soracağım:

“Cicim. Ne yapmak istersin?”

İstediğini yapmana taraftarım.

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s