Berduş II

// Bu yazı Berduş adlı yazının devamıdır.

Berduş Bey? Aa.. siz misiniz?

Kimim, biz kim?

Nasılsınız?

Asılsız. Ah! Çıkardım sizi..Bıraktığınızdan daha az. Nasıl olduğunuzu sormayacağım, hâli hazırda herşeyi kulağımın yarısı ile dinliyorum: Sandıklarıma söyledikleriniz harmanlanıyor, gerçek dışı anlıyorum.

Hiç tekilliğinizden ödün vermemişsiniz! Ne güzel oldu denk gelmemiz?

Siz eşit olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?

An itibari ile hayır. Azalmışsınız mısınız yoksa artmamı var bilemedim.. Geçen zamanda neler oldu?

Aynı tas ve aynı hamam diyebilirdim ki bayağıdır yıkanmıyorum… Su olmadan yenilenebilmek kolay değil. Öte yandan inanılacak gibi değil ama hep aynı günü yaşıyorum.

Kahve çekirdekleri nasıllar?

Hatırladınız. Bir gece kendimden geçip tümünü yuttum ki zaten sadece bir avuç kalmıştı. Gelmeyen uykuma kavgalıydım. İçime sığamadım, aniden uykumu da kendimi de yaktım!

O gün bugündür aklımda, sormayı unutmuşum, siz ne iş yapmıştınız?

Hiç çalışmadım demiştim. Siz yarım bile olsa dinlememişsiniz galiba… Neyse. Aslen yazarım. Nitekim yazı yazmadan, yazar olamadım. Anlarsınız ya?

Anlamadım.

İşte! Ben de… Anlatacaklarımı anlamadığımdan, yazamayan bir yazardım. Şimdi hatip oldum. Bozuk para karşılığı sorana anlatıyorum. Var mıdır bozukluk?

Gerçekten de yok. Biraz daha yıpranmış mı buldum sizi?

Sağlık olsun. Son derece perişanım… Zamanen görülmemek isterdim şimdi yüzüme bakana duacıyım. Herhangi bir insanda iyi ya da kötü bir yansımamı görmek istiyorum. Kişilerin içinde ev sahibi olmayı arzuluyorum.

Evsiz biri olarak, ev mi istiyorsunuz?

Şimdi yalan olmasın, isterim tabii ki. Nitekim artık edinmesi de etmesi de zor. Ben kendimde taşarken, köpüğümü kenara ayıran zaten olmaz. Tamama ermez herhalde arzum…

Fotoğrafını yediğim, yüzü gülen sevdiğim burnumda tütüyor. Yolda rastladım birkaç defa… Aidiyetime susadığımdan, evinin karşısındaki kaldırımda sık oturdum. Tanımadı beni. Mutlu duruyordu. Haklıymışım…

Sevgiliyi sevmeye devam yani?

Lütfen dikkat edelim, kendisinin sevgilim olduğunu hiç söylemedim ben size. Şahsını sevdiğimi söyledim! Biz bir araya hiç gelemedik, benimle aynı mekanı ya da zamanı paylaşmayı istemedi. Görmemeyi tercih etti, acıttı olamadıklarım… Kendine koyduğu hedeflere her daim ulaşırdı dolayısıyla başarısını izlemek benim başarısızlığım.

Kendimi ararmış gibi yaparken, kaldırım köşelerinde fener ile O’nu aradığımın hayali halen aklımda. Karanlığa düştüğümde ise ona söyleyemeden, bende olduklarını ağaç dibine gömüp, umutlarımı denizlere fırlattım… Ah ben çok kanadım…

İsimsiz sevgime serseri oldum. O da bana “El” oldu. Bağlacımız olmayınca El ve Da olmayı bilemedik…

Vapur yanaşıyor galiba, benim gitmem lazım, umarım tekrar karşılaşırız Berduş Bey!

…bilemedim. Dinletemedim, diledim. Dilendim. Vardım yok oldum, varlıkta kayboldum. Yoklukta… Peki yoklukla ne oldum? Ne oldum??

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s