Kırık Kanat Örücü

Mevsim bir ileri iki geri değişiyor, kış ile yaz aralığındaki herhangi bir baharda, ruhumu içinde sıkıştığım şehrime teslim ediyorum: Yağmur yağdığında gülümsüyorum, güneş açınca ağlıyorum. Hava durumu ile köşe kapmaca oynar gibi dursam da mekana, en çok da zamana seneler önce yenilmişim ve de aslında o vakitten beridir kendimi yiyorum…

Civarımda gezinen iki parça eşyama da küsüm. Onları nerede bırakırsam orada buluyorum. Kimse arkamı toplamıyor, herşeyimi kendim taşıyorum. Herşeyimi kendim temizliyorum.

Kendimi göremeyen ben, bana ait olmayan bir insan ile ev paylaşıyorum. Pek çok zamanımı onun ıvır zıvırlarını tekrar ve tekrar derleyip toparlamaya ayırıyorum. Ben düzenledikçe o dağıtıyor. O dağıldıkça ben uzaklaşıyorum…

Kendi eşyalarımla onunkiler arasındaki var olmayan bir yerde kendimi saklambaç oynara benzetiyorum…

Çocuğum ben, ufacığım en fazla da susamışım… Kollanmak ve sevilmek arzusundayım. Birinin kırık kanadımı örmesinin hayalini taşıyorum. O kişinin adının da “annem” olmamasını diliyorum. Kovaladığımla çok büyük bir hata yapıyorum… Boşu boşuna yalnızlık ve de yanılgılara isyan ediyorum.

Ne mutlu ki hata yaptıkça büyüyorum…

Büyüdükçe kuraklaşıyorum?

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s