İstenmeyen Misafir

En dramatik an, sabah saat iki sularıydı. Odada üç kişiydik. Birbirimizin suratına karışık sırada bakıyorduk ve şunu düşünüyordum: Bulunduğum ortamdaki en bilinçli varlık olsam da gündüz canlısı sınıfına dahil olduğumdan üstünlüğü en az olandım. Çok uykum vardı ve dev bedenim hareketlerimi geciktiriyordu. Tecrübesizliğim ise tahammül edilemez boyuttaydı. Gececilerin teki av, diğeri ise avcıydı. Onların dinamiği benden bağımsız hayli karşıtlıktı. Nasıl olduysa o geceyi sabaha bağlayan zaman aralığında 3 kişi ev arkadaşıydık. Hiçbirimizin adı evin tapusunda yazmıyordu. Siniri bozuk olanlar iki kişiydi. Mutlu olanlar ise yine iki kişiydi. Ben her zamanki garipliğimle: Tek başıma, kümelerin ikisine de dahildim.

Saat 23.04 gibi, nefsime hakim olamadığımdan televizyon izlemekte olduğum koltuğumdan kalkıp kendime mutfaktan atıştırmalık bir şeyler aldım. Koltuktaki yerime geri döndüğümde, candaşım başını kaldırıp bana baktı, elimdekini kokladı. Beğenmedi. Kısa bir süre bekledi ve o da kalkıp mutfağa gitti. Patilinin arkasından: “Sen de kendine abur cubur mu alcan, Gurkii?” diye şaka ile karışık bağırdım. 2 dakika geçmedi, ağzında bir fare ile önümde bitti?!

Hiç beklemediğim misafirim farecağızı, kedi oyunundan kurtarmak ile mesul olduğuma düşünmeden karar verdim. Çok bariz bir şekilde yanlış zamanda, çok yanlış bir yerdeydi. Velhasıl katılımım, Gurki’nin Mini’yi benden kaçırmak için oda oda taşımasına neden olunca işler bayağı karıştı. Gurki’nin oyunu bana ve Mini’ye uzun bir işkenceydi… Oda oda kapışa dolanıyorduk, zaman giderek ilerliyor ve Mini hırpalanıyordu. Gerçek bir ölüm kalım meselesine seyirciydim. Bir an evvel tanrı rolünü kapmak istiyordum. Nitekim masa altı ile koltuk arası bir bölgede Mini ikimizi de gafil avladı ve gözlerden kayboldu. Saat olmuş ertesi gün, evde bir kaçak misafir, ne yapmalıyım?

Arkasına önüne saklanılabilecek ne varsa yerden kaldırdım, perdeleri düğümledim. Mini ortada yok. Gurki köşe kenar koklayarak süpürgelikleri geziyor. Bense derin bir bahar temizliğinde gibi her eşyayı sağa sola taşırken, güneş sistemi dahil tüm bilgilerimi değerlendirerek parmak kadar bir fareyi bulma istatistiğimi çözmeğe çalışıyorum: Bilgi piramidi tepesinde sisten önümü göremiyorum…

Onlarca işlem sonrasında, yaşanmakta olunan duruma hakim olanın: oturduğumda kucağıma çıkan, ayakta dururken bacağıma sürtünen, yattığımda ise kafama basma hobisi olan Gurki de olduğuna tam kanaat getiriyorum. Soruyorum: “Nerede Gurki?”. Bir süpürgeliğin belirli bir yerine oturup yüzüme bakıyor ve “Gurk” diyor. Sözünü dinleyip, duvardan süpürgeliği söküyorum. Önü açılınca oturmakta olduğu yere uzanıyor ve tek bir noktaya bakmaya başlıyor. Baktığı yere bakıyorum, Mini görünmüyor. Gurki aldatıldı zannederek aldanıyorum.

En başta da bahsetmiş olduğum gibi tek gündüz varlığı olarak sadece ben gözümle bakıyorum. İnancımı kaybettiğimden koltuğa çöküp onlarca dakika kaybediyorum. Zaman ilerledikçe Gurki’nin inatla sabit duruşu ilgi çekici oluyor. Gurki kımıldamadan hep aynı yere bakıyor. Etrafı koklayarak dolanmıyor. Suratını duvara dikmiş, kımıldamadan ve ses çıkarmadan oturuyor. Mesela tam o anda, atomlar arasında sadece 4 tip bağ olduğunu bildiğimden kalkıp tekrar duvara bakıyorum. Ancak bu sefer gözlerimi kısıp bayağı eğiliyorum. O vakit duvar altında kalem ucu kadar bir düğme burun ve minnacık kıllarını fark ediyorum. Şaşkınlık eşliği ile derdim yarı yarıya azalıyor. Duvar dibi ile parke çizgisi ucunda kalmış ufacık bir alçı deliğine fare sığabileceğini ilk defa öğreniyorum. Çoçukluğumda izlemiş olduğum bir sürü çizgi film anlam kazanıyor…

Gurki’nin yanına bir sandalye çekip, izlemekte olduğu yere ben de bakmaya başlıyorum.
Sabah 02.00 üstüme sulanırken tek elimdeki latex eldiven ile Mini’ye zarar vermeyecek bir tahliye yöntemi bulamadığımdan bitap düşüyorum. Mini ve ben huzursuzuz. Gurki çok sakin. Ben de doğduğu günden beri Gurki’nin arkadaşı olduğumdan çok mutluyum. Yıllarca yedirdiğim mamalara müteşekkirim. Tüm anahtarlar (ışık, kapı..) bende olsa da o olmasa bir hayli yetersizim.

02.00 suları çekilip 03.00 gelmeye başlarken Mini küçük dışarı çıkmalar yapmaya başlıyor. Tecrübesizlikten her dışarı hareketliğinde el atıp durumu zorlaştırıyorum. Her eğildiğimde 70 saniye kare hızında kaçışıyor. Görsel takip bile edemiyorum. Gurki kımıldamadan durumu gözlemliyor. Ben beceriksizliğimi kabul edip tüm yetkilerimi Gurki’ye devrettiğimde, Mini’nin genel yön tercihine göre tekrar pozisyonlanıyor. 03.20’de sandalyemi daha geriye çekip, eldivenimi çıkarıyorum ve kendime viski koyuyorum.

Uygun bulduğu bir zamanda Mini, küçük küçük bedenini çıkarıp, deliğe geri kaçmacalar yapmaya tekrar başlıyor. Saat artık geçden ziyade erkene dönmüş. Mini seyahatlerini 10 cmlik mesafeye kadar çıkarmış ama her denemede mutlaka geri saklanmış. Gurki ise hepsini son pozisyonundan milim kımıldamadan izlemiş…

Ne zaman Mini etrafını koklaya koklaya ve salınarak ortalığa çıkıyor, Gurki hiç kımıldamadığından gide gide tam önüne ilerliyor. Mini kendine en güvendiği yerde kaybediyor: Gurki Miniyi ağzına alıp önüme taşıyor.

Avlanmak en sevdiği oyun olsa da, Gurki 10 yıldır, öldürmeyi hiç seçmiyor sadece bazen heyecandan avı ağzında sıkı tutuyor, bir takım yaralanmalar olabiliyor… Bitirdiğim viskinin bardağını ters çevirip Mini’yi hapsediyorum. Bu sefer de muhtemelen en korktuğu yerde şahsına olabilecek tüm tehlikeler son buluyor.

Gün aydınlanırken, üstümü giyinip, bahçeye çıkıyorum, uzak seçtiğim bir yerde Mini’ye veda edip, onu toprağa bırakıyorum. Bıraktığım anda gözden kayboluyor. Bu nedenle de dönüş yolunu, eve benden önce geri dönebileceği endişesi ile geçiriyorum…

(Haziran 2018)

Ne düşünüyorsun, paylaş..

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.