Tekrar

Baharla beraber taşınıyorum.

Tekrardan hayatımdaki döküntüleri atmam, sökükleri dikmem ve bir takım insanlardan uzaklaşmam gerekiyor. Ne âlâ. Geçtiğimiz altı ay hayal kırıklıkları ile doluydu. En çok saygı duyduğum insanın gözlerimin önünde erimesini izledim. Bir hiç uğruna ve aptalca hatalar yapmasını gözlemledim. Bu tarz sahnelerde çok tedirgin oluyorum. Çünkü biliyorum ki hayatımda en az bir defa ben de aynı duruma düştüm. Sevdiğin ya da saydığın bir insanın çürümesini izlemek kadar kontrolsüz ve de umutsuzluğa sürükleyen bir şey yok. Karşındakinin atom dizilimlerinin gün ve gün değişmesini ve kendini terketmesini izlemekten başkası kalmıyor elinde. Aklımda iki yönlü travma anıları, gerçel hayatımda da detayları saklı. Varlıklar yok edilebilseler de beynimdekileri unutamıyorum. Hani düşünmekti var eden?

Okumaya devam et