Ta-Bulut

“Sandalyede oturarak camdan dışarı bakıyorum. Kabarık saten gömlekler giymiş bulutlar, başımın üstünden ufka doğru ilerliyor. Kaç tane göz taşıdıklarını, kimlerin ne umutlar kancaladığını ya da kaç ton olduklarını kestiremiyorum. Kafamı çıkarıp evimi terk ettiğim tatilimden yeni dönmüş olduğum ve kendimi daha hafif sandığım için ağırlıklarını hesap edesim tutuyor. Çift katlı integralin belini kırmaya çalışırken, istemsizce nefes tutup bir müddet havasız kalıyorum. Uydurma yaşam mücadelemde bir başka matematik hesabı daha düşlerimin tuzağına düşüyor. İsmini bilmediğim bir bulut, hayallerim sırtında, görüş alanımdan çıkıyor…”

Okumaya devam et

Iyi ki…

Söylemek istediklerimi yuttuğum,
Bir başka günde,
Beynimin içindeki ucubik hatıralar,
Kapanmayan yaraların,
Üstünde fink atıyor…
Can acıtıyor.

Öncekilere benzer
Ama bir farklı donuklukla,
Hiçkimseleri karşıma almış:
Tam da böyle bir günde
Doğduğumu ama henüz varolmadığımı
Sayıklıyorum.