Navigasyon

“Yandex eve gidelim mi?”

Adeta akvaryumun içinden dışarı bakıyorum. Ben ve sokaklar arasında cam olmasa izlediklerimin tümünün başıma geldiğini sanacağım… Neyse ki kendimi kandırmıyorum çünkü akvaryumların beş tarafının camlarla çevrili olduğunu ve görünmez olanların gitmekten başka şanslarının olmadığını biliyorum. Seyircisi ve de oyuncusu olduğum barda, biraların yeni açılanlarının bitmişlerle yer değiştirmesine mesut iken birinden “Bira sersemletiyor” diye bir uluma işitiyorum.

Serseme dönmüşüz zaten, kafaların yerinde boş akvaryumlar! Hava olmuş kazan, “Kim dedi onu?” diye atarlamak geliyor içimden. Keza herkes masanın üzerine aklından kısa cümleler bırakmaya başladığında dikkatim dağılıyor…

Okumaya devam et

VE ve DA bazen ayrı yazılır

“Beni dönüştürdükleri hâlimi beğenmiyorum ama mütemadiyen öğrendiklerimi tekrarlıyorum. ‘Nasıl olacağını boşver, ne kadar olacağı da önemli değil, yanında olmak istiyorum’ demek istediğim hâlde susmaya devam ediyorum çünkü aslan parçası olmayı bilmeyen birine, samimiyet vermek istemiyorum. Özeniyorum… Sahip olamadığım, bana kendinde yer ayıran ikincimi, daha tanımadan özlüyorum.”

Okumaya devam et

Tımar Hane

Yaşam denen, kontrol edilemez etkileşimler karmaşasının büyülü bir zamanında, kendini diğerlerinden daha deli sananın geçici müdürlüğe atandığı bir tımarhanede, kısa süreliğine yetki kazandım. Kavramları aklımda çevirmeyi ve devirmeyi seven biri olarak: Engelleri manilere dönüştürme ve beceriksizlikleri hayallere çevirme şansım oldu. Akıl sağlığınızı kaybettikçe terfi aldığınız bu işte, düşkünleştikçe de düşmemek elde değildi. Kapanış tarihine yakın bir zamanda, hayatıma değmiş isimsizlerin tümcelerinin listelenmesi ihtiyaç oldu. İç gıdıklayıcı bir gözetim altında, akla geldikleri harfsiz sırada, kendimden şüphelenmelerin kanıksanmış alışkanlığı ile önüme dört kağıt ve bir kalem çekip, raporu hazırlamaya başladım…

Okumaya devam et

Beklence

IMAG1282_1

Uzun uzun baktı. Gözleri aşağı yukarı kaydı… Bir yerde hafifçe kıstı. Kafasını kaldırıp, ufka doğru bakarak düşündü. Sonrasında yine ekrana bakarak, tek yönde kayan yazılara bakarak, kendi yansımasını göremeden, gelecek yeni yayım’ı bekledi..

Okumaya devam et