Auger Street

En sevdiğim içkinin, kıymetli memleketinin bir sokağındayım. Yol kenarındaki lamba direklerinden tekine bağlı olan bisiklet iki bağımsız şahıs tarafından rastgele devriltilip, sere serpe düşüveriyor yere… Tam bir turist gibi (gerçek bir turist olarak) bakıyorum düştüğü yöne. Düşmesi ardı sıra olan olaylara…

Yoldaşlarımdan anam ve de kardaşım, içine bile girmek istemediğim bir dükkanda, sıkı bir alışveriş içindeler. Ben de izleyiciyim ya, ne almak ne de vermek istemediğimden, durum mahalinde göz ediyorum sağa sola. Önce devrilen bisiklete sonra da onu yere düşürenlerin suratlarına bakıyorum. Görünmez kazanın grup çalışması sonrasında nasıl kabul edileceğini titizlikle inceliyorum.

Okumaya devam et