Kırık Kanat Örücü

Mevsim bir ileri iki geri değişiyor, kış ile yaz aralığındaki herhangi bir baharda, ruhumu içinde sıkıştığım şehrime teslim ediyorum: Yağmur yağdığında gülümsüyorum, güneş açınca ağlıyorum. Hava durumu ile köşe kapmaca oynar gibi dursam da mekana, en çok da zamana seneler önce yenilmişim ve de aslında o vakitten beridir kendimi yiyorum…
Okumaya devam et

Tekrar

Baharla beraber taşınıyorum.

Tekrardan hayatımdaki döküntüleri atmam, sökükleri dikmem ve bir takım insanlardan uzaklaşmam gerekiyor. Ne âlâ. Geçtiğimiz altı ay hayal kırıklıkları ile doluydu. En çok saygı duyduğum insanın gözlerimin önünde erimesini izledim. Bir hiç uğruna ve aptalca hatalar yapmasını gözlemledim. Bu tarz sahnelerde çok tedirgin oluyorum. Çünkü biliyorum ki hayatımda en az bir defa ben de aynı duruma düştüm. Sevdiğin ya da saydığın bir insanın çürümesini izlemek kadar kontrolsüz ve de umutsuzluğa sürükleyen bir şey yok. Karşındakinin atom dizilimlerinin gün ve gün değişmesini ve kendini terketmesini izlemekten başkası kalmıyor elinde. Aklımda iki yönlü travma anıları, gerçel hayatımda da detayları saklı. Varlıklar yok edilebilseler de beynimdekileri unutamıyorum. Hani düşünmekti var eden?

Okumaya devam et