Başkasının Aynısı Bir Aşk

Sanıyordum ki: “Bir şeyi sadece bir kere görebilirsin.” İki kere görmek diye bir şey olamaz… Yanılmışım…

Çok yakın bir zaman önce, kendi hüzün çemberinde oturan, üstünde taşıdığı miğferinden dolayı da kayasından kalkamayan, korkak ve de güçsüz bir şövalye ile tanıştım. Yanına ilk vardığımda, beli bükük oturduğu kayadan ufuk sandığı yöne doğru bakmaktaydı. Sadece kendi kafasından geçenlerin ve de algıladıklarının gerçek olduğunu varsaydığı dünyası aslen bir boyut eksikti. Bu nedenle de gezegeni sonsuz alan ama sıfır hacime sahip bir düzlemden başkası değildi…

On aya yakın bir süreyi kayasının yanındaki toprak parçası üzerinde geçirdim. O süre zarfında da çemberine gelmiş insanlardan herhangi birini fark edebilmiş olduğuna emin değilim… Sadece kafasında kurduğu aynı günü, aynı yabancılarla ve tekrar tekrar yaşamaktan fazlasını yapamayan; elinden düşürdüğü ve yanında yatan kılıcı için sürekli ağlasa da eline almasını bir türlü beceremeyen, iç sıkıcı bir insandı… Ne yazık ki bu ve benzeri tipteki kişilere rastlamak benim için ilk değildi, muhtemelen de son olmayacaktı.

Okumaya devam et