“Stereophonics – Indian Summer”

 

Hayatın sürprizlerinden keyif aldığıma karar verdim. Iyisi, kötüsü diye ayırmayacağım. Hangisi olursa olsun, çıkmazında kaldığımda, “tesadüfler” geliyor başıma. Dolayısıyla geniş bir sistemin parçası olduğumu anımsıyorum.

Okumaya devam et

“Untitled”

“Sevmemek ne zaman bu kadar zor oldu?”

5 gün öncesine denk gelmese, tam 365 gün uykum kaçmadı diyebilecektim. Gel gör ki sabahın körü, bu saatte uyandım.

Beni uyandıran her şeyken, hiçbirine anlam veremiyorum. İlksel rüyamda tesisatçı ile yaptığım hesap ve de kitabın tekrardan kontrolünü yapıyordum. Sonrakinde bugün yapmam planlanan SGK koşturması gözümde büyüyordu. Bir yerde, babamın suratına kusmak istediğim cümleler aklımda tekrardan şekillendi ve hayalimde oynadı. En son geleceğim adına önemli olduğunu sandığım okulun 1 ayını kaybetmek sinirimi bozmuştu ki bir kar topu kadar zararlı bulduğum kötü rüya, çığa dönüşüp, tam da uyurken üstüme düştü…

Uyandım.

Bir haftadır, geçmişten kendime, dağınık geri bildirimler yaşıyorum. Aklımda kanal karışması var gibi. Hayatım bir hayli sıkıcı. Sahip olmadığım sosyal çevremde, istemediğim insanlarla geçiriyor vakit. Geçen yılki Temmuz 13 güncellemesi sonrası, hayatta üstünden atlanamayacak hiçbir engel yok. Bir ömür endişe ile geçtikten sonra, ikincisinde korku, önemseme ya da telaşın yeri olmamalı.

Taşımadığım kendi yüküm kenarda. Benim olmayan başkaları üstümde, önemsemeden ama uyumadan?

Yok hayır. Ben uyuyacağım…

Hayal

Sabaha karşı rüyamda bir fıkra diyalog gördüm. Üzerine uyanıp, “Gerçekten de öyle, bu kadar sürede bunu nasıl farketmemişim, kalktıktan sonra bunu mutlaka yazmalıyım.. Bu bir keşif dedim.” Ancak uyku aramdı ve de uyku devamı için bastırmaktaydı. Uyumaya devam etmek ile kalkıp yazmak arasında hızlı bir karar verip (Tüm bunlar olurken gözlerim açık, yatakta bir sağa bir sola dönmekteydim) ezberlemeye karar verdim. Yeteri kadar sandığım tekrarlama sonrası, kendime unutmama uyarısı verip, uyudum.

Kalktığımda, olayı hatırlasam da diyaloğu hatırlamayı bir türlü beceremiyordum. Kafamın sağını solunu kurcalayarak bir kısmını, “yanılmıyorsam” toparladım:

Bir biliminsanı (dalını anımsamıyorum) bir astronoma der ki:

Hiç kimse farketmese de dizilimlerine baktığında “…..”lar “…..”ların konusudur.

Astronom ekler: Haklısın. Peki ama Yıldız(ya da uzay- hayalimde uzay boşluğunda görünen bir adet yıldız var) astronominin konusu. Dolayısıyla dediğin Astronominin konusu olmalı.

Biliminsanı ekler: Yıldızın üyesi olduğu takımyıldız, en başta dediğim gibi “…..” ilgilendirir. Astronom mat olur.

 

Göründüğü gibi, içerik tam bir rüyaya yakışır derecede saçmasapan. Galiba ben keşif yaptım sanarken, gözüm açık ama bilincim kapalı kendimi mi kandırmışım? Garip bir şekilde bu duruma harcadığım her zaman, bana ağır bir uyku getiriyor. Gözlerim kapanmak üzere iken bu gerzek yazıyı sonlandırıyorum.